TOP
h

GELECEK VE DAYANIŞMA İÇİN MİMARLAR

GELECEK VE DAYANIŞMA İÇİN MİMARLAR: ÇALIŞMA PROGRAMI

cp_01
previous arrow
next arrow
Shadow
GELECEK VE DAYANIŞMA İÇİN MİMARLAR
MOR LİSTE – ÇALIŞMA PROGRAMI
Geleceğin inşası ancak yan yana durarak ve birlikte mücadele ile mümkündür.
Mimarlar Odası, yetmiş yılı aşkın süredir kent, çevre, demokrasi ve emek mücadelesinin bir parçası  ve meslektaş haklarının savunucusu olmuş köklü bir meslek örgütüdür. Bu örgüt; yalnızca geçmişin deneyimine değil, bugünün sorunlarını anlama ve geleceği birlikte kurma becerisine de sahiptir.
Bugün mimarlık alanında; demokrasi bilincinin anlamını yitirdiği,  emeğin değersizleştirildiği ve genç meslektaşların mimarlık ortamının dışına itildiği, çevre sorunlarının baş edilemez hale geldiği,  kentlerin kamusal niteliğini kaybettiği  derin bir tahribat süreci yaşanmaktadır.  Bu koşullar, mimarlığı toplumsal sorumluluğundan koparıp yalnızca bir hizmet alanına indirgerken, mimarları da güvencesizliğe ve yalnızlığa itmektedir. Ancak  Mimarlar Odası’nın bu sorunları dayanışma ve ortak iradeyle çözebilecek güçlü bir potansiyele  ve bu anlamda yıllara dayanan bir birikime sahip olduğunu unutmamak  gerekir.
Bizler, Gelecek ve Dayanışma için Mimarlar olarak; Mimarlar Odası’nın bu tarihsel potansiyelini, deneyimini ve birikimini günümüzün gerçekleriyle buluşturarak, mimarlık mesleğini yeniden adil ve eşitlikçi, kentsel ve çevresel sorunlara duyarlı, toplumsal,  kamusal ve dayanışmacı bir zeminde kurmayı hedefliyoruz.
Bu bağlamda bu metin, yalnızca bir seçim bildirgesi değil; önümüzdeki dönemde Mimarlar Odası’nı  birlikte yönetmek üzere ortaya koyduğumuz ortak bir yol haritasıdır.
 
TEMEL İLKELER ve EYLEM PROGRAMI
Meslek Adaleti ve Etik
Mimarlık pratiğinde adalet, emeğin görünür kılındığı ve karşılığının güvence altında olduğu koşullarla mümkündür.
Bu kapsamda;
Çalışma şartlarına, ücret politikalarına ve mesleki hak ihlallerine ilişkin veri toplama, raporlama ve destek mekanizmaları oluşturmayı,
Bürolarda, şantiyelerde, kamu kurumlarında, özel sektörde, akademide ve mesleğin her alanında çalışan mimarların sorunlarını doğrudan odaya iletebilecekleri dijital bir ağ kurmayı,
Güvencesiz çalışma biçimlerine karşı ortak tutum ve mücadele araçları geliştirmeyi,
Mimarlık eğitimi ve yetkisi olmamasına rağmen kendisini meslek pratiğinin içinde  konumlandıran kişi ve yapıları ve buna zemin hazırlayan imza süreçlerini tespit etmeyi ve  önlemeyi,
Mimarların hukuki ve mesleki haklarına erişimlerini kolaylaştıran danışmanlık kanallarını güçlendirmeyi  içtenlikle taahhüt ediyoruz.
 
 
Meslek İtibarı
Mimarlığın itibarı, mimarın emeğinin, bilgisinin ve sözünün korunmasıyla mümkündür. Oda, mesleği değersizleştiren ve itibarsızlaştıran uygulamalara karşı mimarların ortak duruşunu güçlendirmeyi hedefler.
Bu kapsamda;
Mimarlık hizmet sözleşmelerine ilişkin örnek metinler ve rehberler hazırlayarak üyelerin kullanımına sunmayı,
İş arayan mimarlarla büroları, şantiyeleri, kamu kurumlarını, özel sektörü ve proje ekiplerini buluşturacak destekleyici eşleştirme mekanizmaları kurmayı,
Emeği  görmezden gelinen ve hakları ihlal edilen mimarların sorunlarını ve bu sorunlara yol açan kişileri, kurumları, kuruluşları  tespit etmeyi  ve gerekli yaptırımları uygulamayı,
Meslek itibarını zedeleyen ve kentsel kamusal yararı göz ardı eden mimari pratikleri görünür kılarak kamuoyuyla paylaşmayı ve mimari üretimin niteliğini yükseltmeyi amaçlıyoruz.
 
Mesleki Eşitlik
Mimarlık alanında ayrıcalık değil, eşit söz ve eşit temsil esastır.
Bu kapsamda;
Cinsiyet temelli ayrımcılık, mobbing ve her türlü dışlayıcı uygulamalar için başvuru, izleme ve destek mekanizmaları geliştirmeyi,
Yaş, unvan, deneyim ya da çalışma alanı farkı gözetmeksizin katılımı teşvik eden komisyonlar kurmayı,
Farklı çalışma biçimlerinin ve yaşam deneyimlerinin görünür kılındığı eğitimler vermeyi, atölyeler ve farkındalık çalıştayları düzenlemeyi,
Meslekte tekelleşmenin önüne geçebilecek ve tüm meslektaşların eşit şartlarda olmalarını sağlayacak denetimler yapmayı,
Hiyerarşik dili yeniden üreten değil, yatay ilişkileri güçlendiren bir örgütlenme modelini hayata geçirmeyi  hedefliyoruz.
 
Dayanışma Kültürü
Mimarlığın ve mimarların geleceği dayanışma, birlikte üretim ve karşılıklı destekle inşa edilebilir.  
Bu kapsamda;
Öğrencilerin ve akademisyenlerin, genç mimarların ve deneyimli meslektaşların yan yana gelebilecekleri dayanışma stüdyoları ve birlikte tartışabilecekleri ve üretebilecekleri açık atölyeler düzenlemeyi,
Mesleki bilgi, deneyim ve kaynak paylaşımını güçlendiren sürekli ağlar kurulmasını sağlamayı  hedefliyoruz. 
 
 
Akademide, Kamuda ve Özel Sektörde Mimarlık
Mimarlık pratiği tek bir üretim biçimine indirgenemez. Akademide, kamuda, özel sektörde ücretli çalışanların,  serbest büro sahiplerinin ve işsiz mimarların karşı karşıya oldukları sorunlar farklıdır. Bu sorunlar mesleğin bütününü doğrudan etkilemektedir. Mimarlar Odası, bu gruplar arasında dayanışmayı örgütleyen ve ortak çözümler üreten bir meslek örgütü olmalıdır.
Bu kapsamda;
Akademide çalışan mimarların güvencesizlik, performans baskısı, ifade özgürlüğü ve mesleki özerklik sorunlarını görünür kılmayı ve bu alanlarda Oda desteğini güçlendirmeyi,
Kamu kurumlarında çalışan mimarların mesleki yetki ve sorumluluklarını aşındıran uygulamalara karşı meslek örgütünün koruyucu ve takipçi rolünü etkinleştirmeyi,
Özel sektörde; bürolarda ve şantiyelerde ücretli çalışan mimarların uzun çalışma saatleri, düşük ücret ve güvencesizlik sorunlarına karşı ortak mücadele araçları geliştirmeyi,
Serbest çalışan mimarların ekonomik kırılganlıklarını azaltmaya yönelik hukuki, mesleki ve dayanışma temelli destek mekanizmaları oluşturmayı
Tüm bu sektörlerde sorunların doğrudan tespitini ve çözümünü sağlayacak İşyeri Temsilciliği mekanizmasını yeniden işler hale getirmeyi amaçlıyoruz.
 
İşsizlikle Mücadele
Mimarlıkta işsizlik, bireysel bir sorun değil; mesleğin ve ülkemiz şartlarının yapısal sorunudur.
Bu kapsamda;
İşsiz mimarların desteklenmesine yönelik Mimarlık Dayanışma Fonu kurulmasını sağlamayı,
İşsiz oldukları süre boyunca mimarlardan aidat alınmamasını esas alan düzenlemeleri hayata geçirmeyi,
Daha önce kurulmuş ancak atıl kalan İşsizlik Komisyonunu yeniden işler hale getirmeyi,
İşsiz mimarların üretim süreçlerinden kopmamalarını sağlayacak geçici, kolektif ve proje bazlı çalışma modelleri geliştirmeyi hedefliyoruz.
 
Gençlerin Söz Hakkı
Genç mimarlar yalnızca mesleğin geleceği değil, bugünün de öznesidir.
Bu kapsamda;
Genç mimarlar toplulukları ve komisyonları kurarak, gençlerin karar süreçlerine doğrudan katılım sağladıkları ortamlar oluşturmayı,
Stajdan ilk işe girmeye dek uzanan süreçte mentorluk ve rehberlik programları geliştirmeyi ve “Mimarlıkta İlk Yıllar” başlığı altında eğitim, deneyim paylaşımı ve destek mekanizmalarını hayata geçirmeyi,
Kolektif Emek Gençlik Bursu ve Destek Programı aracılığı ile gençlere mesleki imkanlar sunmayı amaçlıyoruz.
 
Eğitim
Mimarlık eğitimi yalnızca üniversite yıllarıyla sınırlı değildir; tüm meslek yaşamı boyunca  sürer.
Bu kapsamda;
Mimarlık eğitiminin niteliğini artırmaya yönelik politika önerileri geliştirmeyi ve raporlar hazırlamayı,
Mimarlık bölümleriyle düzenli toplantılar yaparak eğitim ve meslek pratiği arasındaki kopukluğu azaltacak ortak çalışmalar yürütmeyi, büro ve şantiye stajları sürecinde öğrenciler için kolaylaştırıcı olmayı,
Mimarlık eğitimi karar süreçlerine Oda öğrenci temsilcilerinin ve bölüm öğrenci temsilcilerinin katılımlarını sağlayacak bir çerçeve oluşturmayı,
Mimarlık eğitiminin niteliğini artırmak üzere mimarlık bölümlerinde ortak stüdyo jürileri kurgulamayı,
Mimarlık Eğitimi Kurultaylarını periyodik olarak yerelde de düzenlemeyi,
Mimarlar Odası aracılığıyla düzenlenecek atölye, çalıştay ve yarışmalarla eğitimin sürekliliğini sağlamayı,
Disiplinler arası etkileşimi ve bilgi aktarımını kolaylaştıran  ortamlar kurgulamayı,
Yeni mezunların adil koşullarda istihdam edilmeleri için kamu ve özel sektör nezdinde girişimlerde bulunmayı taahhüt ediyoruz.
Katılımcı ve Demokratik Üretim
Mimarlık, birlikte düşünenlerin ve üretenlerin çalışma alanıdır.
Bu kapsamda;
Açık forumlar, atölyeler, çalıştaylar ve kolektif üretim süreçleri oluşturmayı,
Tüm meslektaşların katılımına açık mimari uygulama ve fikir yarışmaları düzenlemeyi,
Açık mikrofon günleri ve tematik tartışma ortamları kurgulamayı,
Kentlilerin ve farklı toplumsal kesimlerin de dâhil olduğu katılımcı tasarım pratiklerini desteklemeyi,
Oda politikalarını, üyelerin doğrudan katkı sunduğu süreçlerle şekillendirmeyi hedefliyoruz.
 Aidiyet
Mimarlar Odası, mimarların kendilerini ait hissettiği, ortaklaştığı ve birlikte kararlar aldığı bir meslek örgütü olmalıdır.
Bu kapsamda;
Oda mekânlarını yalnızca idari işlerin yürütüldüğü yerler olarak değil, buluşma, karşılaşma  ve üretim alanları olarak da kurgulamayı,
Düzenli olarak açık toplantıların ve görüşmelerin yapıldığı Oda Günleri aracılığıyla ve büro ve şantiye ziyaretleriyle meslektaşların yüz yüze temaslarını arttırmayı,
Düzenli olarak yapılacak toplantılarla, mimarlık öğrencileri ve Oda arasındaki etkileşimi güçlendirmeyi,
Üyelerin Oda ile bağını güçlendiren yerel ve tematik buluşmaların hayata geçirildiği bir oda ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz.
Üyelerle Sürekli Temas ve Canlı İletişim
Oda ve üye ilişkisi sadece duyurulardan ibaret olamaz.
Bu kapsamda;
Düzenli geri bildirim toplantıları ve anketler yapmayı,
Üyelerin gündem belirleyebildiği iletişim kanalları oluşturmayı,
Yapılan işbirlikleri sayesinde olumsuz çalışma şartlarını düzeltmeye yönelik öneriler geliştirmeyi,
Oda dilini tek yönlü olmaktan çıkarıp  karşılıklı etkileşime açık hale getirmeyi hedefliyoruz.
Mesleki Gelişim ve Geleceğe Hazırlık
Mimarlık, değişen teknolojiler ve üretim biçimleriyle birlikte sürekli dönüşen bir alandır.
Bu kapsamda;
Dijital üretim, BIM, yapay zekâ ve yeni tasarım araçlarına yönelik erişilebilir eğitim programları düzenlemeyi,
Mesleki gelişimi destekleyen seminerleri ve sertifika programlarını hayata geçirmeyi,
Akademi ile birlikte düzenlenecek işbirliği programları ile geleceğin mimarlarını mesleğe daha nitelikli hazırlamayı,
Akademiyi, kamuyu ve özel sektörü bir araya getirecek mesleki eğitim çalıştayları düzenlemeyi amaçlıyoruz.
Süreli ve Sürekli Yayınlar
Mimarlık ortamı açısından Mimarlar Odası yayınları en önemli bilgi, iletişim ve paylaşım kanallarıdır.
Bu kapsamda ;
Yayın geleneğini yeniden oluşturmayı ve yerelde de yaygınlaştırmayı, öğrencilere, genç   mimarlara ve sektörlere özgü bültenler çıkarmayı,
Dosya dergisini akademik ve mesleki birikimleri ve kentsel mücadele akslarını önceleyen bir açık erişim platformu olarak yeniden kurgulamayı, içeriğini zenginleştirmeyi ve periyodik olarak yerelin katkılarının alınmasını  sağlamayı  hedefliyoruz.
 
Bir Arada ve Birlikte Yönetim
Güçlü bir Mimarlar Odası ancak tüm kesimlerin yönetimde temsiliyeti ile gerçekleşebilir.
Bu kapsamda
Üye Danışma Kurullarının periyodik olarak sürdürülmesini ve belirli periyotlarla yerelde gerçekleştirilmesini sağlamayı,
Akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan “Sektör Danışma Kurulu” uygulamasını hayata geçirmeyi istiyoruz.
 
 
Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik
Güven ortamı, açık ve anlaşılır bir oda işleyişiyle inşa edilebilir.
Bu kapsamda;
Oda faaliyetlerini, alınan kararları ve mali süreçleri düzenli olarak üyelerle paylaşmayı,
Şeffaflığı yalnızca bilgi paylaşımı olarak kuran dilin ötesinde, anlaşılabilirlik üzerinden kuran bir iletişim dili benimsemeyi,
Başlatılan her sürecin takibini yaparak sonuçlarıyla birlikte üyelerle paylaşılmasını sağlamayı  hedefliyoruz.
Kentsel ve Mesleki  Bellek
Deneyim paylaşımı, mesleğin sürekliliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu kapsamda;
Mesleki birikimi belgeleyen dijital arşiv ve yayın çalışmaları yapmayı,
Mimarlık ortamında belirleyici olan kişi, kurum ve kuruluşlar ve büro ve şantiyeler ile ilgili belgeseller hazırlamayı,
Oda tarihinin ve kentsel mücadele tarihinin belgelerini paylaşıma açık hale getirecek dijital bir arşiv oluşturmayı,
Odanın kurumsal hafızasını güçlendiren sergi ve bellek projelerini hayata geçirmeyi,
Kesintiye uğrayan  “Bina Kimlikleri” projesini  yerelde yaygınlaştırmayı  amaçlıyoruz.
Kentsel ve Çevresel Sürdürülebilirlik
Mimarlığın sürdürülebilirliği çevreyle, kentle  ve  toplumla kurduğu olumlu  ilişkilerle mümkündür.
Bu kapsamda;
Ekolojik, kültürel ve sosyal sürdürülebilirliği birlikte ele alan çalışmalar yürütmeyi,
Sürdürülebilir ve ekolojik mimarlık pratiklerine yönelik rehberler ve etkinlikler düzenlemeyi, bu konularda yapılan çalışmaları görünür kılmayı,
Yerel örgütlerin akademi ile işbirliklerini geliştirerek çevre odaklı projeleri desteklemeyi,
Sürdürülebilirliğe dair farkındalığı artıran kamusal üretimleri teşvik etmeyi, kamu spotları hazırlamayı hedefliyoruz.
Kamusal Yarar ve Toplumsal Sorumluluk
Mimarlık ancak toplum için üretildiğinde anlam kazanır.
Bu kapsamda;
Kamusal alan, kent ve kentli hakkı ve kültürel miras konularında aktif bir oda tutumu geliştirmeyi, yeni tanımlamalarla hak odaklı bildirgeler hazırlamayı,
Kamu kurumlarıyla doğrudan temas sağlayarak kamu projelerinin tüm mimarların girebileceği yarışmalar yoluyla elde edilmesini sağlamayı,  
Belediyeler,  ilgili  örgütler ve yönetim mekanizmalarıyla  birlikte kamusal yararı önceleyen projeler üretmeyi,
Yarışmalar yolu ile elde edilmiş mimari projelerin hayata geçirilmesini sağlamayı,
Afet, dönüşüm ve planlama süreçlerinde mesleki ve toplumsal sorumluluk bilinciyle  ve bilimsel akılla hareket etmeyi amaçlıyoruz.
Oda Gelenekleri, Toplumsal ve Kentsel Mücadele
Mimarlar Odası’nın varlığı, mimarlık mesleğini toplumdan ve kentten bağımsız düşünmeyen mücadele geleneğine dayanır.
Bu kapsamda;
Kent ve kentli hakkı, planlama, kamusal alan ve mimari miras mücadelelerinde Odanın tarihsel birikimini güncel politikalarla buluşturmayı,
Rant odaklı kentsel müdahalelere karşı Odanın kamusal sorumluluğunu hukuki bir düzlemde sürdürmeye devam etmeyi,
Toplum yararını önceleyen mesleki duruşu, hukuki ve kamusal araçlarla güçlendirmeyi,
Odanın geçmiş mücadele deneyimlerini görünür kılan söyleşi, yayın ve paylaşım ortamları kurgulamayı
Kentsel bir mücadele alanı olarak problemli ve tartışmalı uygulamalarda “Kent Düşleri” yarışmalarını yeniden hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
Sivil Toplumla Dayanışma ve Ortak Mücadele
Mimarlık mücadelesi, diğer meslek örgütleri ve sivil toplum örgütleriyle  kurulan dayanışma ilişkileriyle güçlenebilir.
Bu kapsamda;
TMMOB’ye bağlı meslek odaları ile  ortak mücadele aksları inşa etmeyi ve İl Koordinasyon Kurulu  yapılanmasını yeniden canlandırmayı,
Kent, çevre, emek ve demokrasi mücadelesi yürüten sivil toplum örgütleriyle ilişkileri güçlendirmeyi,
ABB ve belediyeler, Ankara Kent Konseyi, kent konseyleri ve ilgili kamu kurumlarıyla doğru zeminlerde temaslar kurarak, kentsel kamusal yararı önceleyen ortak çalışmalar gerçekleştirmeyi,
Kentin ve kentlinin gündelik yaşamına odaklanan konularda (yayalaştırma, erişilebilirlik, dönüşüm vb.) akademik bilginin yaygınlaşmasını sağlayacak işbirlikleri geliştirmeyi, ortak çalışma platformları kurmayı,
Akademik bilginin paylaşılmasını ve yaygınlaşmasını sağlayacak ortak dijital veri tabanları oluşturmayı,
Ortak kampanya, etkinlik ve platformlarda birlikte söz üretmeyi, hak temelli bir kentsel yaşamı birlikte inşa etmeyi hedefliyoruz.
Ortaya koyduğumuz bu yaklaşım ve ilkeler; emeği koruyan, eşitliği savunan, dayanışmayı büyüten ve mimarlığı toplumsal, çevresel, kentsel ve kamusal bir sorumluluk olarak ele alan bir oda anlayışının ifadesidir. Bu anlayış, Mimarlar Odası’nın Cumhuriyet’in kuruluş değerleriyle şekillenmiş tarihsel duruşundan; laiklikten, demokrasiden, bilimsel akıldan ve toplumsal sorumluluktan beslenmektedir.
Cumhuriyet ideolojisinin işaret ettiği çağdaşlaşma ve kamusal yarar perspektifi;  mimarlığı yalnızca yapı üretimi olarak değil; kenti, toplumu ve yaşamı dönüştürme ve birlikte kurma iradesi olarak tanımlar. Bizler de bu programla; bu tanımlamadan hareketle ve Mimarlar Odası’nın köklü deneyimi ve birikimiyle bugünün sorunlarını çözmeyi ve yarının ihtiyaçlarını belirlemeyi  amaçlıyoruz. Cumhuriyet’in modernleşme arzusunu ve kamusal niteliğini en açık biçimde ortaya koyduğu  başkent Ankara’yı, yalnızca bir kent olarak değil; Cumhuriyet’in mekânsal hafızası ve geleceğe dair sorumluluğumuzun somut ifadesi olarak görüyoruz.
Ankara’nın geleceği, geçmişin modern planlama mirası ile çağdaş sürdürülebilirlik ilkelerinin sentezinde yatmaktadır. Kentin geleceğe dair vizyonu; ekolojik kentleşme politikaları, kamusal alanın demokratikleşmesi, tarihi doku ile çağdaş mimarlık arasındaki denge, dijitalleşme ve katılımcı tasarım kültürü üzerinden inşa edilmelidir. Bu bağlamda, Ankara yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte “geleceğin mimarlığının yerel değerlerle harmanlanabileceğine” dair önemli bir model oluşturma potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelin açığa çıkarılması, mimarlığı toplumsal, kentsel ve kamusal bir sorumluluk olarak ele alan güçlü bir meslek örgütlenmesini gerektirir. Bu yaklaşım Ankara’nın yanı sıra bağlı temsilcilikleri de kapsar ve temsilcilikleri  üretim, karar ve yönetim süreçlerinin ve örgütün vazgeçilmez asli aktörleri olarak tanımlar.
Gelecek ve Dayanışma için Mimarlar olarak; mimarlığın yalnızca bir meslek alanı olmadığını, toplumsal  ve kentsel kamusal yaşamın bir parçası olduğunu biliyoruz.  Bu çalışma programı; genç mimarlardan deneyimli meslektaşlara, akademisyenlerden kamu ve özel sektör çalışanlarına , serbest çalışanlardan   işsiz mimarlara kadar mimarlık ortamının tüm bileşenlerini kapsayan ortak bir aklın ve ortak bir  iradenin ifadesidir.
Amacımız, mimarları yan yana getiren bir oda anlayışını birlikte inşa etmektir.
Çünkü biz inanıyoruz ki:
Başka bir Mimarlık,
Başka bir Mimarlar Odası,
Başka bir Gelecek
Ancak biz birlikteysek mümkündür.
Mor Liste, yanyana durmayı başaran mimarların oluşturduğu yeni bir uzlaşı kültürünün sonucu, geleceği birlikte inşa etme ideallerinin bir tezahürüdür.

Post a Comment